5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun’unda yapılan değişiklikleri değerlendiren Tüketiciler Birliği Bayburt Şube Başkanı Dr. Zafer Kartal; “Yeni kanun maddeleri ile tüketici prangaya mahkûm ediliyor” dedi.
“Başbakan’ın teşvik paketi açıklamasında kredi kartı borçlarına yapılandırma düşünüldüğü gerekçesi ile ümitlenen kart mağdurları, tasarı taslağı ile hayal kırıklığına uğramıştır” diyen Tüketiciler Birliği Bayburt Şube Başkanı Dr. Zafer Kartal, Taslağın kart borçlularına ödeme kolaylığı getireceği düşünülürken, bankaların batık alacaklarını kurtarma ve kart aidatı ile kendini göstermesi milyonlarca tüketicinin değil bankacılık kesiminin talepleri olarak kendini gösterdiğini söyledi.
22 milyon kart kullanıcısında rahatsızlığa yol açan kredi kartı aidatı alınmasının kanun ile düzenlenmiş olması kamu vicdanını rahatsız edeceğini belirten Kartal, “3 Milyar TL takipli borcun taksitlendirilmesini sağlayacak hükümlere karşılık bankalar için her yıl asgari 1,5 Milyar gelir sağlayıcı hüküm içermesi orantısız bir adalettir. Taslak, “biraz iyi, kalıcı kötü haber” olarak tarihe geçmiştir.”dedi.
Meclis gündeminde bulunan kredi kartlarından yıllık aidat alınması ve kart borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarısının aynen kabul edilmesinin tüketicileri mağdur edeceğini iddia eden Kartal, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan, Tüketici Kanunu Hakkında Kanun’un ilk taslağında, sadece kart sözleşmesi imzalanırken ücret alınabileceği belirtilmiş; ikinci taslağında, dolaylı olarak 3 yılda bir kart ücreti alınabileceği düzenlenmiştir. Şimdi ise, her yıl düzenli olarak ve yüksek miktarlarda kart aidatlarının “sözleşmelerde düzenlenmese dahi” alınabileceği açık açık düzenlenmiş olmaktadır. Bu göstermektedir ki, yürürlükteki kanundan bu kanuna kadar aşama aşama tüketicinin haklarından çalınmalar söz konusudur.
Kredi kartı aidatlarının yargı tarafından haksız olarak alındığı ispatlanmış iken, uygulamanın kanunlaştırılıp, hukuki forma sokulması, hiçbir dünya ülkesinde örneğine rastlanamayacak derecede hukukun genel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkmasına sebep olacağı gibi milyonlarca tüketicinin hakkını bankalara teslim etmek de kabul edilemez bir durumdur.
İkinci olarak ise, Kredi kartı borçlarının taksitlendirilmesi sadece icraya düşmüş 875 bin kişiyi değil ödeme kolaylığı bekleyen dokuz milyon kişiyi de kapsamalıydı. Çünkü milyonlarca kredi kart hamili, yaşanan küresel ekonomik kriz ve kredi kart alacaklarına uygulanan yüksek oranlı faizler nedeniyle borcunu asgari tutarda ödeyerek, borcunu ötelemekte veya hiç ödeyemeyerek adli takip tehdidi altında bulunmaktadır. Toplum sorunu niteliği kazanan bu durum sebebiyle boşanmalar ve intiharlar artmakta, yuvalar dağılmakta, insanlarımızın ruh sağlığı, toplumumuzun huzuru bozulmaktadır.”diye konuştu.
“Şu anda, beklentileri suya düşen dokuz milyon kişinin büyük bir ekseriyeti birkaç ay içerisinde artık borçlarını döndüremeyecek ve icra ile karşı karşıya kalacaktır.” İfadelerini kullanan Kartal konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“İcrai işleme maruz kalmamak için asgarisini ödeyebilen borçlular mağdur kabul edilmemiş, borçlarında yapılandırmaya gidilmemiştir. Taksitlendirme halinde 36 ayda ödenecek bedel yerine hiç harcama yapmasa dahi mevcut borcunu asgari ödeme ile 85 ayda ödemesi istenmiş, mağdur tüketiciye altın yumurtlayan tavuk muamelesi yapılmıştır. Asgari ödemeyi gerçekleştiren tüketicilerimiz kısa süre sonra yasal takibe alınarak temerrüd faizi ile borçlandırılacak ve yüksek gelir elde edilecektir.
Kanunlaşma sürecinde dahi bankalar kart borçlularına icra tehdidinde bulunarak yüksek faiz oranları ile yeniden borçlandırması ile bankaların niyetini açığa vurmuştur.
Bütün borçluları içeren yapılandırma gerçekleşmediği sürece adli ve icrai olayların ivme kazanacağı gözden kaçırılmamalıdır.
Tüketicinin yararına gibi kamuoyuna duyurulan bu hükümler, tüketicinin nezdinde, kara bir dönem olarak tarihe geçecek, çıkış bekleyen mağdur tüketicinin mağduriyetinin artmasına neden olacaktır”
